Customise Consent Preferences

We use cookies to help you navigate efficiently and perform certain functions. You will find detailed information about all cookies under each consent category below.

The cookies that are categorised as "Necessary" are stored on your browser as they are essential for enabling the basic functionalities of the site. ... 

Always Active

Necessary cookies are required to enable the basic features of this site, such as providing secure log-in or adjusting your consent preferences. These cookies do not store any personally identifiable data.

No cookies to display.

Functional cookies help perform certain functionalities like sharing the content of the website on social media platforms, collecting feedback, and other third-party features.

No cookies to display.

Analytical cookies are used to understand how visitors interact with the website. These cookies help provide information on metrics such as the number of visitors, bounce rate, traffic source, etc.

No cookies to display.

Performance cookies are used to understand and analyse the key performance indexes of the website which helps in delivering a better user experience for the visitors.

No cookies to display.

Advertisement cookies are used to provide visitors with customised advertisements based on the pages you visited previously and to analyse the effectiveness of the ad campaigns.

No cookies to display.

Oca 21, 2011
45 Views

Sınai Mülkiyet Ceza Hukukunda Yaşanan Problemler

Written by

Sınaî haklardan marka, patent/faydalı model ve endüstriyel tasarım hakları ülkemizde kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenmiş ve bu kararnameler anılan hakların korunması için cezai yaptırımlar da öngörmüştür. Ancak bu cezai tedbirlerin uygulaması özellikle ihtisas mahkemelerinin olmadığı yerlerde sorunlara yol açmaktadır.

CMK m. 160 aynen “Cumhuriyet Savcısı ihbar veya başka bir suretle suçun işlendiği izlenimi veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığını araştırmaya başlar” hükmünü içermekte ve savcıya, soruşturma sırasında şüphelinin leh ve aleyhine bütün delillerin toplanarak şüpheli haklarını koruma mükellefiyeti yüklemektedir.

Fikri sınaî haklardan mesela marka ihlallerinde ihlalin olup olmadığı yönünde savcıda şüphe oluşturmak tasarım ile patent/faydalı model hakalrına göre daha kolaydır. Uygulamada hak sahipleri önce taklit ürünün satıldığı iddia edilen işletmeye gidip takit ürünlerden alıyor ve ürünün o işletmeden alındığı ise fatura ile ispat ediliyor. Bu alım işlemi bazen noter eşliğinde yapılarak noter onayıyla durum tespite edilebiliyor. Pazarlarda satılan ürünler konusunda ise ürünlerin satıldığını savcıya kanıtlayabilmek ve sabit adresi olmayan bu kişiler hakkında cezai tedbire başvurabilmek çok sıkıntılı bir konudur.

Tasarım ve patent/faydalı model konusunda ise hak ihlali oluşup oluşmadığının tespiti tamamen uzmanlık gerektiren bir husustur. Tasarım ürünün dış görünüşünü, patent/faydalı model ise buluşu korur. Uygulamada bu husus anlaşılmadan değerlendirilme yapılmakta ve uzman görüşleri bile gereken içeriğe sahip olmadığı için eleştirebilmektedir. Dolayısıyla tasarım, patent/faydalı model konusunda bir cezai tedbire başvurmadan önce tatmin edici bir uzman incelemesi yaptırmak büyük önem taşımaktadır.

Faydalı modeller konusundaki cezai tedbirler özel bir önem arz etmektedir.  Sadece başvurucunun beyanlarına dayanarak hiçbir inceleme yapmadan ve gelen itirazlar dikkate alınmadan verilen faydalı model belgesine dayanarak cezai tedbir uygulanıp uygulanamayacağı dahi doktrinde tartışmalıdır. 2004 yılında Patent Kararnamesi’nde yapılan değişiklik dahi bu tartışmayı dindirmemiştir. Dolayısıyla faydalı modeller konusunda yapılan şikâyetlerin değerlendirilmesinde daha büyük biz özen gösterilmesi gerektiği şüphesizdir.

Hatta doktrinde bazı yazarlar yapılacak bir şikâyetle başlayacak hazırlık soruşturmasında veya hukuki yoldan gidiliyorsa ihtiyati tedbir talebi için alınacak bir uzman görüşünde sadece tecavüzün olup olmadığı değil faydalı model belgesinin yenilik şartını taşıyıp taşımadığının da araştırılması gerektiğini ifade etmişlerdir.

Endüstriyel tasarım ve faydalı model haklarına tecavüz nedeniyle başlayan haksız olduğu düşünülen hazırlık soruşturmalarına karşı kendilerine haksızlık edildiğini düşünen şüphelilerin izleyebilecekleri en uygun yol; tasarımın veya faydalı modelin kanunda aranan şartları taşımadığını detaylı açıklayan itiraz dilekçesiyle bir üst mahkemeye başvurmak, bu itiraz reddedilirse hazırlık soruşturmasında savcının dikkatine çok detalı bir savunma dilekçesi yazmak ve gerekirse soruşturma konusu olan faydalı model ve tasarımlar için hükümsüzlük davası açarak soruşturmanın sonucunu bu davaların sonucuna bağlamaktır.

Sonuç olarak, sınaî hakların cezai uygulaması konusu ülkemizde halen yerleşebilmiş değildir. Karnamelerle yapılan düzenlemeleri Anayasa Mahkemesi iptal etmiş ardından kararnamelere eklenen cezai hükümlerle sorun çözümlenmeye çalışılmıştır. Ancak günümüzde gittikçe önemi artan sınaî hakların uygun bir içerik ve teknikle hazırlanmış bir kanunla düzenlenmesi gerektiği çok açıktır. Bu gerekliliği yerine getirme arzusuyla hazırlanan tasarılar mecliste kanunlaşmayı beklemektedir.

qtl { position: absolute; border: 1px solid #cccccc; -moz-border-radius: 5px; opacity: 0.2; line-height: 100%; z-index: 999; direction: ltr; } qtl:hover,qtl.open { opacity: 1; } qtl,qtlbar { height: 22px; } qtlbar { display: block; width: 100%; background-color: #cccccc; cursor: move; } qtlbar img { border: 0; padding: 3px; height: 16px; width: 16px; cursor: pointer; } qtlbar img:hover { background-color: #aaaaff; } qtl>iframe { border: 0; height: 0; width: 0; } qtl.open { height: auto; } qtl.open>iframe { height: 200px; width: 300px; }

Article Categories:
Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir