Customise Consent Preferences

We use cookies to help you navigate efficiently and perform certain functions. You will find detailed information about all cookies under each consent category below.

The cookies that are categorised as "Necessary" are stored on your browser as they are essential for enabling the basic functionalities of the site. ... 

Always Active

Necessary cookies are required to enable the basic features of this site, such as providing secure log-in or adjusting your consent preferences. These cookies do not store any personally identifiable data.

No cookies to display.

Functional cookies help perform certain functionalities like sharing the content of the website on social media platforms, collecting feedback, and other third-party features.

No cookies to display.

Analytical cookies are used to understand how visitors interact with the website. These cookies help provide information on metrics such as the number of visitors, bounce rate, traffic source, etc.

No cookies to display.

Performance cookies are used to understand and analyse the key performance indexes of the website which helps in delivering a better user experience for the visitors.

No cookies to display.

Advertisement cookies are used to provide visitors with customised advertisements based on the pages you visited previously and to analyse the effectiveness of the ad campaigns.

No cookies to display.

Mar 25, 2020
80 Views

Markalardaki Tali ve Jenerik Unsurlar; Süzme Örneği

Written by
banner

Markalardaki tali ve jenerik unsurların marka sahibine tekel hakkı vermeyeceği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması haline gelmiştir. Bu konudaki en bilinen örnek SÜZME hakkında verilen kararlardır.

Yargıtay 11. H.D E. 2018/3381 K. 2020/86 T. 7.1.2020; Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre,”SÜZME” ibaresinin sunulan peynir ürünlerinin “SÜZME” işleminden geçtiğini tanımladığı, 29. sınıftaki peynir ürünleri için vasıf bildirici olduğu, başvuru konusu mal ve hizmetler için ayırt edicilik taşımadığı, başvuruda “İÇİM” ibaresinin bulunmasının bütünsel olarak davacı markalarıyla başvuru konusu işareti tamamen farklılaştırdığı, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yargıtay 11. HD E. 2019/1587 K. 2019/7965; İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olduğu, davalı şirket markasının “YÖRSAN SÜTLÜ PEYNİR SÜZME PEYNİR” kelimelerinden oluştuğu, uyuşmazlık konusu olan “SÜZME” kelimesinin markada esas unsur olmadığı, markada “YÖRSAN” kelimesinin daha ön planda olduğu, davacı markalarının ise “SÜZME” kelimesinden veya içinde “SÜZME” kelimesinin de geçtiği bir grup kelimelerden oluştuğu, “SÜZME” kelimesinin markada esas unsur olmadığı, davacı markalarında “SÜTAŞ” kelimesinin daha ön planda olduğu, markalar bu çerçevede değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfına haiz olmaları nedeniyle fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, markalar arasında görsel anlamda da farklılaşacak unsurların mevcut bulunduğu, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davacının 556 Sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 556 Sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi benzerlik olmadığından tanınmışlığın etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay 11. HD E. 2018/4227 K. 2019/5521; İlk Derece Mahkemesince, “SÜZME” ibaresinin sunulan peynir ürünlerinin “SÜZME” işleminden geçtiğini açıkça tanımladığı, esasen benzer ürün ve hizmetlerle ilgili ticaret hayatında herkes tarafından bu ibarenin aynısı veya benzerlerinin sık biçimde kullanıldığı, dolayısıyla işaretin, başvuru konusu mal ve hizmetler için ayırt edicilik taşımadığı, vasıf bildirdiği ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık nitelikte bulunduğu, başvuruda “TORKU” ibaresinin bulunmasının bütünsel olarak davacı markalarıyla başvuru konusu işareti tamamen farklılaştırdığını, davacının markalarının başvuruda bulunan ürün ve hizmetleri genel olarak içerdiği, ancak davacının markalarıyla davalının “TORKU SÜZME PEYNİR” ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 11. HD E. 2018/4227 K. 2019/5521 sayılı kararında; İlk Derece Mahkemesince, “SÜZME” ibaresinin sunulan peynir ürünlerinin “SÜZME” işleminden geçtiğini açıkça tanımladığı, esasen benzer ürün ve hizmetlerle ilgili ticaret hayatında herkes tarafından bu ibarenin aynısı veya benzerlerinin sık biçimde kullanıldığı, dolayısıyla işaretin, başvuru konusu mal ve hizmetler için ayırt edicilik taşımadığı, vasıf bildirdiği ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık nitelikte bulunduğu, başvuruda “TORKU” ibaresinin bulunmasının bütünsel olarak davacı markalarıyla başvuru konusu işareti tamamen farklılaştırdığını, davacının markalarının başvuruda bulunan ürün ve hizmetleri genel olarak içerdiği, ancak davacının markalarıyla davalının “TORKU SÜZME PEYNİR” ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir, yönündeki kararı onamıştır.


Markalar Arasında Karışıklık, Tali Unsur-Asli Unsur

Napoliten ve Bueno Napoliten Kararı; Tescilli Tasviri İbareler

Article Categories:
Marka

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir